Fahreddin ALTINTAŞ

Uşşaki Şeyhi (K.S.A)

Mutavassıt salikin rabıta ve teveccühü üç şekilde olur.

Mutavassıt salikin rabıta ve teveccühü üç şekilde olur.

1- Diz dize huzurda oturup teveccühünde, şeyhini huzurda bulduğu zaman; şeyhinin kendisini alıp Hazret-i Resulü Ekreme (SAV) Efendimize götürdüğünü farz etmeli ve sanki Aleyhissalatü Vesselam Efendimiz, Mescid-i Nebevilerinin mihrabında oturmuş, cihar-ı yarı-ı güzin efendilerimiz de sağ ve sollarında bulunuyorlarmış ve ol mürid şeyhinin hırkası altında gizlenmiş, sahib-i Şeriat Efendimizi müşahade ediyormuş gibi çeyrek saat, yarım saat veya bie saat müteveccih durmalıdır.

2- Çadır gibi şeyhini bürümüş, her yandan ilahi feyz nazil olduğunu görür gibi teveccüh ile şeyhini bulduğu zaman; şehini bir örtü veya bir elbise gibi kendisini her yandan örtmüş ve kendisi içinde kalıp mahvolmuş ve bu hal üzere Seyyidül enbiya (SAV) Efendimzin huzuruna varmış, Rasul-i Zişan Efendimizin  evvelce olduğu gibi yüksek ve müzeyyen  bir kürsü üzerinde oturmuşlar, bütün Enbiya- İzam ve Resul- Kiram (Aleyhimüsselam) efendimizi de sağ ve sollarında birer kürsüde oturmuş farz etmeli, şeyhini huzuru saadette oturmuş ve ayn-ı nûr olan mübarek kalplerinden şeyhin kalbine ilahi feyizler aktığını düşünerek huzur ve huşû içinde, çeyrek, yarım veya bir saat müteveccih durmalıdır.

3- Şeyhinin ruhaniyetini bir engin denize ve kendiside o engin denize karışıp kaybolmuş bir damlacık mesabesinde mahvolmuş, teveccühünde şeyhini bulduğu zaman; o engin denizde huzûr-u Hazreti Seyyidil Enbiya ve Senedil Evliya ve’l Etkıyâya varıp Sallalahü Tealâ Aleyhi ve Sellem efendimizi bütün mevcudatı kaplamış ve kuşatmış bir umman, sağ ve sollarında bulunan enbiya-i izam ve Resül-i kiramıda birer derya farz etmeli, bir engin deniz olan şeyhinin bir umman olan Rasulullah’da mahvolmuş bulunduğunu düşünmeli ve böylece huzur ve huşû içinde çeyrek yarım ve bir saat müteveccih durmalıdır.

Bu üç teveccüh şeklinde huzur eden esrarları şeyhinden başka hiç kimseye söylemek gerekmez. Zira Fena Fiş-Şeyh makamıdır. Bu makamın rabıtası da; salikin oturup kalkarken, uyuyup uyanırken, yerken ve içerken, gezip yürürken, her işinde ve her yerde, şeyhini yanında ve beraberinde bilip görmesi, huşu ve hudu ile daima huzurda otur gibi olmasıdır.

Mutavassıt salikin teveccüh ve rabıtası şekil; Dördüncü esmandan ( yani Hak esmasından Vahid esmasına kadar ) yazıldığı şekilde devam edilir.

Categories: Uşşaki Tarikatinin Virdi